top of page

BENİM HİKAYEM

IMG_5190.jpeg

2013 yılında Zenerji ile tanıştığımda 19 yıllık hekimdim. Yaklaşık 3 yıl önce otoimmün bağ doku hastalığı tanısı almıştım ve ömür boyu devam etmek üzere çeşitli baskılayıcı ilaçlar kullanmaktaydım. Yine de hafif bir bedensel zorlanma veya travma karşısında bağ dokumda ( kas, tendon, eklem ) sık karşılaştığım incinmeler, şişmeler, hareket kısıtlılığı meydana geliyor ve uzun bir tedavi (3 hafta - 1 ay) kullanmazsam asla geçmiyordu.   

 Uzun bir süre ilaçlarımı düzenli olarak kullanmıştım. Ancak bir süre sonra artık ilaç içmek ve ilaçlara bağımlı olmak bana inanılmaz ağır ve gerçek dışı gelmeye başlamıştı. Sonunda doktor olmam nedeniyle hastalığımın seyrini ve takibini kendim yapmam konusunda insiyatifi ele almaya karar verdim.

 

 Zenerji çalışmalarının  bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak tüm yönlerimizle bizi etkilediğine, değiştirdiğine inancım tamdı. Arkadaşlarıma ve hastalarıma bu kadar kolay asla önermeyeceğim bir karar alarak Zenerji çalışmalarına başladığım gün ilaçlarımı bıraktım. Nitekim geçen zaman içinde düzenli uygulanan Zenerji çalışmalarının enerji bedenimizi aktive ederek tüm organ ve sistemlerimizin aslında olması gerektigi gibi sağlıklı çalışmasını sağladığını bizzat deneyimledim ve gözlemledim.

 

  İstikrarla düzenli olarak uyguladığım Zenerji çalışmaları sayesinde artık kolayca incinmiyordum, ağır bir zorlama veya travma karşısında ancak çok hafif şikayetim oluyordu. Hiç ilaç kullanmadan birkaç gün içinde  tümüyle iyileşiyordum. Zenerjiye başladıktan sonraki ilk yılımın sonunda hiç ilaç kullanmamış halimle yapılan kontrollerimde değerlerim ilaç kullanırkenki kadar güvenli aralıklarda çıkmıştı.

Üstelik bedensel olarak iyi hissetmem dışında zihinsel  anlamda çok daha dingin, sakin, kendime ve hayata hakimdim. Daha ben olduğumu fark ediyordum.  Ruhsal olarak da hala gelişmekte ve asıl  « ben » olma yolunda ilerlemekte idim. İlk bir yılda son on yılıma değer geliştiğimi düşünüyordum.   Zenerji ile merakla, sabırla ve hevesle ömür boyu sürecek çok güzel bir yolculuk yaşamaktaydım.

Bir yaşam sistemi olan Zenerji çalışmalarına katılanların sağlık veya temizlenme arayışında veya ihtiyacında olan temiz yürekli, iyi niyetli, umut ve azim dolu insanlar olması da hepimiz için  büyük  bir şans ve ayrıcalık olmuştu.

 

2016 yılına dek Zenerji eğitimimi, Zenerji ve Zenerji Seratonin eğitmenliği ile taçlandırmıştım. Artık benim de Zenerji ile hayatlarına dokunduğum, yaşamlarına sağlık ve enerji kattığım insanlar vardı. Üstelik hem eğitmenlik eğitimlerim hem de yaptığım çalışmalar beni daha da güçlendirmişti.

 

Bu süreçte hem otoimmün hastalığım için hem de başka günü birlik olağan hastalıklar için hiç ilaç kullanmamıştım. Üstelik yapılan kontrollerimde artık vücudumun kendi hücrelerine karşı açmış olduğu savaş ve otoantikorların yok olduğu tespit edilmekteydi. Yani artık ilaçlarla baskılanacak bir şey de kalmamıştı.

 

Düzenli yaptırdığım tetkiklerimde tüm değerlerim artık hep normal çıkıyordu. Ancak son zamanlarda el ve ayak eklemlerimde belli belirsiz bir ağrı başlamıştı. Bu ağrı ne yaparsam yapayım geçmiyordu. Ağrı zaman içinde şişlik ve hareket kısıtlılığına kadar ilerledi. Artık eklem sancım günlük hayatımı zorlaştırıyor ve bu nedenle de moralimi oldukça bozuyordu. Kan tahlillerimde hala vücudumda savaş ve otoantikor bulunmuyordu, her şey normaldi.

 

Sonunda bu ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açan şeyi ne olursa olsun bulmaya karar verdim. Bu durumu düzeltmek için daha ne yapmam gerekirse her şeyi yapacaktım. Artık yetmiş, canıma tak etmişti.  Böylece bu densiz, gereksiz, anlamsız ağrıyı yenmeye azmettim.

 

İşte, gıdalar, katkılar, genetiği değiştirilmiş maddeler, gluten, sanayi şekeri, süt proteini, açlık, yediklerimizin içeriği şekli gibi gıda ile ilgili konularla hayatımda maalesef ilk kez ilgilenmek zorunda kalışım bu çare arayışım sonucu gerçekleşti.  Ancak gıdalarımı değiştirerek, yeme içme içeriğimi ve şeklimi değiştirerek tüm ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılıklarımdan kurtulabildim. Zenerjiden sonra hayatımdaki ikinci mucize budur.

En sonunda fark ettim ki gerçekten “ ne yersek oyuz “ ve bir tıp doktoru olarak bunca yılımı gıdalarla ilgilenmeden geçirmem, alanım olmayan konulara bulaşmamam beni iyi, bilinçli, faydalı veya haddini bilen bir doktor ya da hasta asla yapmamış, ne yazık ki gözü kapalı sunulana razı, sorgulamayan, kurcalamayan, uğraşmayan saf bir insan ve mağdur durumuna düşürmüş.

Yıl 2019, Zenerjiyle tanışmamın ardından 7 yıl geçti. Gıdalar ve beslenme konularına gireli, bununla ilgili eğitimler alarak kendimi geliştireli de yaklaşık 4 yıl.

Bu süre içersinde pek çok sistemi ve kültürü inceleyerek edindiğim

tüm tıbbi, alternatif, güncel olan veya olmayan önemli uygulamalar üzerinde çalışmalar yapma fırsatım oldu.  Kalıcı  olarak iyileşmelerine katkım olan çok sayıda arkadaş, eş dost ve hastalarım da.

Basit ve demode veya ilkel gözüken ancak inanılmaz ve kalıcı tedavi sağlayan sistemlere tepeden bakıp burun kıvırmamayı öğrendim.

Öğrendiklerim ve edindiğim tecrübeler ama en çok da bizzat  uygulayarak  başardığım şeyler beni paylaşmaya, bilgilendirmeye teşvik etti.

Gelişim ve değişim sürecim boyunca üzerimde emeği bulunduğunu düşündüğüm, tarih boyunca kendini insanlığa adamış tüm tıp ve bilim insanlarına, yüz hatta bin yılları bir ömüre sığdıran ve sonraki nesillere aktarılmasını sağlayan tüm meslektaşlarıma, bilgi ve birikimlerini dünyayla paylaşmış olan tüm kültürlere sonsuz müteşekkirim.

  Beni ve ailemi  Zenerji ile tanıştıran, yaşamımıza bu çok özel sistemi dahil etmemizi sağlayan Sun Woo, Ji Woo (Nilgün Işık) ve Myung Do (Atila Aygören) hocalarıma da bizlere karşı gösterdikleri sabır, iyi niyet ve harcadıkları ve hiçbir zaman esirgemedikleri emekleri için her zaman müteşekkir kalacağım.  

                                                                  

                                                                           Dr. Meltem HINÇAL \  2019

1209 sokak No:28  Okçular Ortaca Muğla Türkiye

Tel: +90 546 934 9798

Copyrights 2019-2025  Dr.Meltem Hınçal

bottom of page